Özel Chuck Berry Röportajı

Özel Chuck Berry Röportajı

chuckberry1

Bu Röportaj 27 Nisan 2006 Tarihli SABAH Gazetesi’nde Yayınlanmıştır. 

Chuck Berry- May 1969 Berkeley Community theatre sheet 310; frame 36-37

Rock’n roll’un ‘baba’larından biri… Sahnedeki ördek yürüyüşü, kendine has gitar çalma stiliyle tanınan, müzik tarihinin belki de en çok yorumlanan parçası Johnny B. Goode’un yaratıcısı… 80 yaşındaki Chuck Berry ile, İstanbul konseri öncesi konuştuk.

‘Aramızda kalsın ama Elvis iyi bir gitarist değildi’

Rock’n roll’un ‘baba’larından biri… Sahnedeki ördek yürüyüşü, kendine has gitar çalma stiliyle tanınan, müzik tarihinin belki de en çok yorumlanan parçası Johnny B. Goode’un yaratıcısı… 80 yaşındaki Chuck Berry ile, İstanbul konseri öncesi konuştuk.

Yaşayan en büyük rock’n roll yıldızı. Gitar stili ile Jimmy Hendrix’ten, Jimmy Page’e birçok ünlü virtüözü etkileyen adam… Chuck Berry’den bahsediyoruz. Rock’n roll’a getirdiği stil, Chuck Berry’i bir anda uluslararası üne kavuştururken, aynı zamanda rock’n roll müziğine yeni bir ivme kattı. Rock’n roll kültürünün neredeyse milli marşı haline gelen Johnny B Goodeşarkısı belki de müzik tarihinin en fazla yorumlanan parçalarından biri oldu. Berry’nin hiti ayrıca, Ay’da çalınan ilk şarkı olma özelliğini de taşıyordu. Bay Berry 80 yaşında. O ünlü ördek yürüyüşü ile gitar çalma stilini İstanbul’da da uygulayacağını ısrarla belirtiyor. Kendisiyle yaptığımız söyleşide Chuck Berry’le, rock’n roll tarihinden kişisel gelişimine kadar geniş bir yelpazede konuştuk.

ROCK’N

ROLL DEYİNCE…
- Bay Berry, her şeyden önce bu röportaj için teşekkürler. 1955 yılında Maybellene adlı parçanızla profesyonelliğe adım attınız. Nat King Cole hayranı olduğunuzu biliyoruz. Peki bunun dışında müzik dünyasında devrim niteliği taşıyan stilinizi yaratırken kimlerden etkilendiniz veya ilham aldınız?
- Muddy Waters, Everly Brothers ve Buddy Holly, müzikal anlamda keyif aldığım isimler. Söz konusu rock’n roll olunca da Jerry Lee (Lewis) ve Elvis (Presley) isimlerini anmadan geçemeyeceğim yıldızlar. Yine de söz konusu ilham olunca bunların hepsini bir kenara koymak durumundayım; çünkü ben yalnızca hayallerim, çevrem, beklentilerim, pişmanlıklarım, üzüntülerim, kızgınlıklarım, sevinçlerim ve aşklarımdan besleniyorum.

- Kişisel olarak Nadine ve Promise Land favorilerim, ancak kabul etmek lazım ki en çok beğeni toplayan ve unutulmazlar arasına adını altın harflerle kazıyan parçanız Johnny B. Goode. Peki bu şarkı nasıl doğdu? Yaratım aşamasında neler hissettiniz?
- Parçada ‘ben’ varım. ‘Ben’imle birlikte biraz da Johnnie Johnson. Johnnie, benimle birlikte birçok besteye birlikte imza atmış yetenekli bir piyanist arkadaşım, iş ortağım. Parçanın sözleri yıldız olma hayalleri kuran; kırsal kesimden, fakir ama gitar konusunda yetenekli bir çocuğu anlatır. O yüzden, parça genel olarak benim hayatımı anlatıyor diyebilirim. Daha stüdyoya girip albüm kaydını yapmadan önce sözlerdeki ‘country boy’ kısmını ‘colored boy’ olarak söylüyordum.

TÜRKİYE’DE İLK KONSER

- Türk müziğiyle hiç tanışma fırsatı buldunuz mu? Türkiye hakkında herhangi bir şey biliyor musunuz?
- İstanbul’u bilmeyen var mıdır? Sanmıyorum. Ayrıca Amerikan müzik endüstrisine yön veren en önemli isimlerden ikisi Türk; ancak onların zamansız kaybı hepimizi derinden üzdü. Türkiye’deki ilk konserim için fazlasıyla heyecanlanıyorum. Gelmişken de geleneksel müziğinizle ilgili birkaç CD almadan gitmeyeceğimi söyleyebilirim.

CÜNEYT TOROS

‘Hayal edebileceğim herkesle birlikte çaldım’

-Ben her zaman gitarist olarak Chuck Berry’nin Elvis Presley hakkında ne düşündüğünü merak ederim. Birçok şarkınızı seslendirmiş olmasının yanında özellikle Johnny B. Goode yorumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Elvis iyi bir müzisyen, sıkı bir aktör ve iyi bir arkadaştı. Geniş kitlelere ulaşmak adına Elvis dünyanın en büyük ses sanatçısıdır. Ancak aramızda kalsın; onu hiçbir zaman iyi bir gitarist olarak görmedim. Onun şarkılarımı seslendirmiş olması ise tartışmasız gurur verici bir olaydı.

- Gitaristlerden en beğendiğiniz isimler kimlerdir desem?
- Hiç düşünmeden T. Bone Walker, Buddy Guy, Freddy King ve Jimmy Hendrix diye cevap veririm.

chuck-berry-1973-chris-walter- 60’ların beat rock’ı, 70’lerin hard rock’ı, sonrasında heavy metal,
grunge vs. derken rock müziğinin gelişim sürecine bakışınız nedir?

- Rock’n roll’un temelleri üzerinden birçok açılım oldu. Bunların bir kısmı kalıcı oldu, bir kısmıysa zaman içinde silinip gitti. ‘Ah o eski güzel zamanlar’ diye hayıflanan yaşlılar gibi gözükmek istemiyorum ama ben galiba hala rock’n roll’u ilk çıkış dönemindeki saflığıyla seviyorum.

- Yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey ya da birlikte çalışmak isteyip de çalışamadığınız bir müzisyen var mıydı?
- İçimde kalan hiçbir şey yok. İstediğim ve hayal edebileceğim herkesle birlikte çaldım.

- Müzisyen olmasaydınız ne yapmak isterdiniz?
- Öyle bir alternatif söz konusu bile değil. Müzik olmasaydı, ben de olmazdım.

‘Ördek yürüyüşü benden ünlü’

- Meşhur ‘Ördek Yürüyüşü’nüzü (Duckwalk) nasıl geliştirdiniz?
- Ördek yürüyüşünü, 1956 yılında New York’taki bir performans sırasında takım elbisemdeki kırışıklığı örtbas etmek için, doğaçlama olarak yaptım. Sahnede sürekli hareket halindeyken kırışıklık gözümü rahatsız etti ve birden ördek yürüyüşüne geçtim. Bir anda salonda çılgınca bir alkış koptu ve hareketi konser süresince tekrarladım. Tesadüfi bir hareket üstüme yafta gibi yapıştı ve zaman zaman benim ünümün bile önüme geçti. Bu arada İstanbul’daki müzikseverler hazırlıklı olsun; yaşlı olabilirim ama hiçbir şey beni ördek yürüyüşü yapmaktan alıkoyamaz.

-John Lennon’ın sizinle ilgili “Rock’n roll’a yeni bir isim verilmeye çalışılsaydı, adı kesinlikle Chuck Berry olurdu,” şeklindeki yorumu; sizin var olmamanız durumunda Elvis, Beatles ve Rolling Stones’un olamayacağı yorumları hakkında ne düşünüyorsunuz? 

- Bence fazlasıyla abartılı bir yorum olmuş. Bu saydığınız isimler müzik tarihinin tartışmasız en büyük dehaları arasında. Eminim ki ben olmasaydı da rock’n roll var olacaktı; ancak belki bu kadar duygu ve heyecan yüklü olmayabilirdi. E bu kadarcık da şımarıklık yapayım ama…

‘Müziğin kralı rock’n roll’dur’

-Rock’ın altın çağından sonra kulaklarımıza daha çok rap ve hip hop hakim olmaya başladı. Bu konudaki düşünceniz nedir?
- Bu konudaki görüşlere katılmıyorum. Geçtiğimiz yıllarda birçok müzik akımı geldi geçti, rock ise dimdik ayakları üstünde duruyor. Rap albümleri şu aralar milyonlarca satıyor olabilir ancak bu türdeki çalışmalar güncelliğini hemen kaybediyor. Rock söz konusu olduğundaysa 20-30 yıl önce yaptığımız işler bugün bile satmaya devam ediyor. Tabii ki yeni türler ortaya çıkacak, ancak rock her zaman tüm ihtişamıyla müzik dünyasının kralı olarak yerini koruyacak.

-50’lerden bu yanamüziğin gelişimini yakından yaşadınız. Bu dönemler için sizi en çok heyecanlandıran hangisidir? 

- 1955 yılında Maybellene, sonrasında Roll Over Beethoven, Sweet Little Sixteen, Johnny B. Goode derken müzik endüstrisinin içinde rock’n roll’un önlenemez yükselişini yaşamak apayrı bir duyguydu. O dönemin saf heyecanları, aynı yolda savaştığımız dostlar… Bunların hiçbiri unutulmaz.

Kaynak : SABAH

 

Oldies DJ Mete Takip Etmek İçin: f/oldiesdjmete - i/oldiesdjmete Paylaşımlarım için OldiesRadyo: f/oldiesradyo